|
Edirne'nin günümüze gelebilmiş XIV.yy'dan, en eski camisidir. Camii; Tabhane,
imaret, hamam, köprü ve Şehzadeler Türbesi' nden oluşan külliyenin bir
parçasıdır.
Gerek planı gerekse sütun
başlıkları yapının haç planlı bir Bizans Kilisesi olduğunu göstermektedir.
Yıldırım Bayezid adına camiye dönüştürülürken (1400) temel dışında yeniden
yapılmıştır.Yapım tarihini 1396 ya da 1399 olarak gösterenler de vardır.
Kilise üzerine yeniden yapılan Caminin kıblesi yapının eksenine uymadığından
mihrap, haç kollarından birisinin köşesine konmuş, eğimli bir görünüş
almıştır. Dr. Rifat Osman Bey, evvelce burada Tirisiye Hares Kilisesi
bulunduğunu ve şimdiki caminin bu kilisenin harabeleri üzerine inşa
olunduğundan mihrabının eğri düştüğünü kaydetmektedir. Son cemaat yerinin
iki yanında tabhane birimleri yer almaktadır. Günümüzdeki biçimiyle, dört
kemerli, kubbeli ve tek minareli bir camidir.
Caminin ana girişi doğu
cephesindedir. Caminin tek minaresi de bu cephe üzerinde, güneydoğu
köşesinde göze çarpmaktadır.
Doğu cephesinde, bu haçvari plan
şemasında varolan eyvanların kollarının tamamlandığı köşelere, kuzey ve
güney tabhane mekanları yerleştirilmiştir. Bu mekanın da üst örtüsü, yapının
geometrik aksında bulunan merkezi kubbeyi destekler biçimde kubbedir.
Kubbelerin üçüde kasnaksızdır.
Yapıda gözenekli sarımtırak köfeki
taşıyla birlikte tuğla malzemenin duvar örgüsünde kullanıldığı
gözlenmektedir. Taş-tuğla almaşıklığında bir taş-üç tuğla veya bir taş-beş
tuğla sistemi kullanılmıştır.
Doğudaki giriş revağında, sekiden
yükseltilmiş kaidelere oturan sütunların başlıkları ve güneydoğudaki tabhane
hücresinin pencere lentosu (kiriş) Bizans döneminden devşirme malzemeler
olarak dikkati çeker.
Haçvari planın öndeki köşelerine
tuğla hatıllı taş duvarlarla tabhane bölümleri yerleştirilmiştir. Kapıları
giriş tonozuna açılan tabhane birimlerinin geometrik ağ süslemeli ocakları
yaşmaklı olup aynı geometrik süslemelerle işlenmiştir. Gerek bu alçı
süslemelerin düzeni, kompozisyonu gerekse pencere alınlıklarında görülen
tuğla ve taştan geometrik süslemeler Yıldırım devrine uygundur. Caminin son
cemaat yeri sütun başlıklarında, bazı duvarlarda, iç mekanda bazı pencere
sövelerinde devşirme malzeme kullanılmıştır.
Cami
kapısının iki tarafında bulunan tabhanelerin duvarları ve ocakları zengin
bir çini dekoru ile kaplı idi. Gerek bunlar, gerekse caminin şadırvan ve
imareti 1877/78 Rus işgalinde harap olmuştur. Doğu kapısı önünde Bizans
başlıklı sütunlar üzerine kurşun kaplı bir çatı varken 1910 da yıkılmış, bu
arada Birinci Sultan Murat’ın oğlu Ahmet ile diğer bir şehzadenin gömülü
olduğu şehzadeler türbesi de yıkılmıştır. Şimdi caminin son cemaat yeri
harap bir hâldedir. Bugünkü caminin arkasında güney batı tarafında eski kapı
hâlen mevcuttur. |